fotoğraf


erciş erciş resimleri erciş fotoğrafları çiçek resimleri çiçek fotoğrafları ğeri xeri çiçeği


xêriler çiçek açıp bağçada
men daha uşağam
bülmenem hayınlıx nedir
kepenekler qavalaram
bülmenem düşman nedir

xêri çiçegi yapışır üzüme
nefessiz düşerem qaçmağdan
men teşqeleyem
men ejdahayam
men daha uşağam
men torpağın balasiyam

Edip Toprak
(özgün fotoğraf: ali dağer)

Reklamlar

Kar ve Çocuklar


Kardanadam yapmayı hiç sevmedim ben aslında. Üstelik bizim oralarda pek kardanadam da yapılmaz. Herhalde karın çokluğundandır ya da karı bir oyun aracı olarak yeterli mâsumlukta bulmaz insanlarımız. Hatta çocuklar bile, evet evet çocuklar bile…

Kar kristallerini ilk farkettiğim günü anımsadım şimdi. Okuldan eve dönerken gocuğumun omuz kısmına düşen kar tanelerinin erimesi sırasında kendimce müthiş birşey farkettim. Kar tanesi öyle toparlak, gelişigüzel bir şekle sahip değildi. Acaip örgülü, çizgileri, hatları olan muazzam bir varlıktı. En azından omuzuma düşen kar taneleri böyleydi. ‘O günden sonra karın anlamı benim için değişti’ desem kocaman bir yalan üretmiş olurum. Kristal yapıları da olsa kar bildiğimiz kardı işte. Yani yine cızmamın içine sızıyor, ayağımı ıslatıyor, beni üşütüyor, okul yolumu kapatıyordu.

Bir de kış boyu geçirdiğim onca hastalığın müsebbibi yediğim kardan başka birşey değildi. Kar yemek aslında herkesin doğal hakkı. Amma dikkati elden bırakmamak lâzım, dozunu bir kaçırdı mı yataklara düşmek neymiş, gösterir adama.

Büyüklerin kar yiyişi daha bi güzel. Çünkü onlar alelâde bir şekilde yapmazlar bu işi. Önce karın tazesini, temizini bulmak için bir süre gezinirler. Gezinmek istemeyenler ise bu işi genellikle güvendikleri bir çocuğa yaptırır. (Nenemin kar için beni gönderdiğini hatırlıyorum meselâ) Sonra getirilen kar bir tevşiye doldurulur ve içine pekmez boca edilir. Karın yeni giydiği renk elbisesini tahmin ediyorsunuzdur…. Mümkünse kış güneşinin ısıttığı balkonda oturulup, kaşıklanarak afiyetle yenir.

Eskimolar, karın değişik halleri için 20’den fazla sözcük kullanıyormuş. Biz kaç sözcük kullanıyoruz diye merak ettim.
Şimdi bakalım,

qar: kar, genel anlamda.

şilope: sulu kar, vıcık vıcık hali için…

quri qar: kuru kar, [biraz bana ait bir kavram] yerdeki kar katmanının üst kısmı donmuştur. Kar, üzerinde batmadan yürünülebilinir hale gelmiştir. Özellikle soğuk gecelerdeki kar bu durumdadır.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Ağustos ayında, hele hele küresel ısınmanın bu denli gündemde olduğu günlerde ancak bu kadar oluyor işte. Neyse, kış günlerine ömrüm yeter de çıkarsam, kar için kullanılan ifâdelere eklemeler yaparım inşallah.

Edip Toprak

Okula geç kaldım değil mi?

çocuklar erciş çocuk uşağlar

mege…
möhrenin dibinde;
yuğularım qalıp,
gülmem qalıp,
rüyalarım qalıp,
uşağlığım qalıp,
üregim qalıp be, üregim qalıp!

bülmemişem
neblüm!
görmemişem…

mege…
men itirmişem;
qırççê daşimi,
arğadaşimi, qardaşimi,
lebbik için cızdığım
cızgılarimi.

bülmemişem
neblüm!
görmemişem…

mege…
yadımnan gidip
“şöbe” diye bağırmam,
toparağan oynamam,
deqqelliğe inaddaşmam,
bulağlara ağzimi dayamam.

bülmemişem
neblüm!
görmemişem…

mege…
yanım yêrvem çürüyüp,
büssürü zeher ağıp cendegime,
dilim çekilip,
qanım içime dolup,
üzüm qara olup,
başıma baba çığıp.

bülmemişem
neblüm!
görmemişem…

 

Edip Toprak

(orjinal fotoğraf: Ali Dağer-Erciş)


{Erciş Türkçesiyle yazılan bu şiiri,
İstanbul Türkçesine çevirecek kalemler aranıyor…
Tamamının olması şart değil!
Kelimesi kelimesine olması şart değil!
Anlam olarak örtüşmesi yeterli…
Haydi, daha bekliyor musun?
}
😛

Erciş İlkokul Çocukları Dağ ve Köy

 

toprak kokuyor tüm düşler

dağlarımda serinlik ve onur

bir de gelincik çiçekleri

bir de çocuklar

ve çatlak elleri…

 

top patlak imiş,

delik imiş

ayaktaki çarıklar.

ne gam?

mutluluk pahalı değil!!!

kuşların armağanı

seher vakti sevinçler…

***

yüksek tepelerden çiçek toplasam

düşüp önlüğümü yırtsam

sonra yeşil bir uykuya dalsam

rüyamda devler görsem

uyanıp anneme söylesem

gülse annem

yağmur yağsa

bakakalsam köyüme

sessizliğime…

 

Edip Toprak

(fotoğraf: Ali Dağer Erciş)

Van’ın Erciş İlçesi, Çavuşoğlu Samanlığında yapılan toplu mezar kazısında ortaya çıkarılan Türkler’e ait kafatasları ve kemikler

 

Van Erciş, Çavuşoğlu Samanlığı Ermeni Terörü Ermeni Zulmü


Van’’ın Erciş İlçesi, Çavuşoğlu Samanlığında yapılan toplu mezar kazısında ortaya çıkarılan müslüman ahaliye ait kafatasları ve kemikler…

Aynı coğrafyayı paylaştığımız, aynı kaynaktan su içtiğimiz, aynı havayı teneffüs ettiğimiz Ermenileri kışkırtarak üstümüze salanların, bize tarif edilmez acılar yaşatanların bugün boş durduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz!

Lütfen şimdi etrafınızda süregelen olaylara bu gözle bakın ve ilkel reflekslerden sakının!

Şu Ermeni Meselesi…

[rockyou id=71646284&w=579&h=433]

İmdi ey suskun gönül kıl Erciş’i temâşa,

Gam, kasâvet, derd-i gûl gelir ise de başa,

Muhabbet duyma sakın ne göze ne de kaşa,

Duy memleket sevdasın, daim onunla yaşa.


Edip Toprak

(güneş’in gölgesi)