Akdamar Kilisesi ve Erciş Kalesi

Akdamar Kilisesi Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde düzenlenen törenle müze olarak açıldı.


Önce basında yer alan haberlere bakalım:

Van Gölü üzerinde Kutsal Haç adına Vaspurakan Kralı 1. Gagik tarafından 915-921 yılları arasında Keşiş Manuel’e yaptırılan ve Ermeni mimarisinin önemli eserleri arasında yer alan kilise, Kültür ve Turizm Bakanlığının yaptığı ihaleyle Kartalkaya firması tarafından 2006’da başlayan çalışmayla restore edildi.Vali Niyazi Tanılır, Kilise’nin 29 Mart’ta törenle açılacağını ve bir anıt müze olarak yeniden ziyaret edileceğini söyledi.

ve 29 Mart:

Akdamar Kilisesi’nin açılış törenine Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un yanı sıra Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob Mutafyan, Ermenistan Kültür Bakanı Yardımcısı Gagik Gürciyan ve yaklaşık 30 ülkenin büyükelçisi ve Ermeni cemaatinin temsilcileri katıldı.

Kime ait olursa olsun herhangi bir tarihi eserin restore edilmesine karşı olmam tabii ki sözkonusu olamaz. Türk milleti, tarih boyunca herhangi bir millete ait kültürel mirası yok etmeye asla tenezzül etmemiş aksine muhafaza etmeye çalışmıştır. Ama aynı muameleyi ne yazık ki karşı taraf asla yapmamıştır. Bir Türk şehri olan Erivan‘daki Türk-İslam mimarisini temsil eden Gök, Köprü Kulağı, Kale ve Tepebaşı mescitleri ile Serdar Kalesi ve şehir içindeki kervansaray, Ermeniler tarafından yıkılmıştır. Erivan’da 19. yüzyıl başlarında Türk nüfusu yüzde 83 idi, ancak 1. Dünya Savaşı sonrasında bu oran yüzde 4.3‘e düştü, bugün ise bölgede Türk nüfusu kalmamıştır.

Benim kabullenemediğim ve sorgulamak istediğim asıl mesele Erciş Kalesi hakkında. Erciş Kalesi, bize ecdatımızın en değerli armağanlarından biri. Ama yıllar içinde Van Gölü‘nün sodalı suyu altında yavaş yavaş can vermesi hiç kimseyi harekete geçirmedi. Tarihe şahitlik etmiş kale bedenleri çöküp yok olurken kimsenin aklına restorasyon yapmak gelmedi?

NEDEN?

Bugün geriye kalan yıkık iki bedeniyle Erciş Kalesi son nefesini vermekte,
neden hiçkimse bunu umursamıyor?

Neden, Selçuklu ve Karakoyunlu Türkleri‘ne ait Çelebibağı‘nda bulunan
tarihi mezar taşları yok olmak tehlikesine karşı korunmuyor?

Kırılan, tahrip edilen mezar taşları ve yağma edilen tarihi miras…….
Buna kim dur diyecek?

Neden beynimizde kendimizi küçük görme gibi bir zehri barındırıyoruz?
Ne zaman bu zehri kusup, kendimiz gibi olmaktan mutlu olabileceğiz?

Ne zaman?