
Bir konferans salonunun kulis diyebileceğimiz bir yerinde oturuyorum. 20-25 yaşlarında, Orta Asya Türklerinden olduğu her halinden belli bir genç de gelip karşı tarafıma oturdu. Neyse biraz sonra tanıştık ve bir koyu sohbete başladık. Genç, Türkiye’ye üniversite okumak için gelmiş. Bir yıl boyunca Türkçe öğrenmiş ve şimdi Uluslararası İlişkiler bölümünü okuyor. Benim kelime merakım burda da tuttu ve;
-Siz de “fetir” diye birşey var mı? deyiverdim.
-“Fetir” mi? Hımmm… Fetir diye birşey yok ama “petir” diye bir sözcük var, dedi.
Tabi ben durar mıyım?-Yaa… Peki petir ne demek?
-Petir lezzetli bir ekmektir, dedi.
……….
….
Zaten bu fetire ben kafayı takmıştım. Erciş etrafındaki illerde yaşanlara bile fetiri sor kimse bilmez. Gel binlerce kilometre ötede yaşayan birine sor. Lezzetli bir ekmek desin. Yani sizin anlayacağınız, bizim “fetir” ortaasyada olmuş “petir”. Sonraki konuşmalarımız hep kelimeler üzerine oldu. Ummadığım benzerlikler ortaya çıktıkça ben yeni sorular sormak için daha bi hevesleniyordum.
Mesela, onlar da tıpkı bizim gibi mantara göbelek diyorlardı. Gerçi Azerbaycan Türkleri ile olan dil benzerliğimizi zaten biliyordum. (Bilindiği üzere Erciş’in (Erdiş Kalesi’nin) başkentlik yaptığı Karakoyunlu Devleti, Hazar Deniz’inden Erzurum’a kadar bir bölgeye belli bir dönem hükmetmiştir. Bu dönemde büyük bir Azeri topluluğu bu devletin tebası olmuştur.) Ama Asya’nın göbeğinde yaşayanlarla dil bakımından bu kadar benzeşmemiz beni şaşırtmadı, dersem pek de doğru olmaz.
Dil, bir milletin en önemli yapıtaşıdır ve bir milletin mazisi hakkında bize çok önemli bilgiler verir. Bir dilin unsurlarını paylaşan halklar arasında ortak bir geçmişin, ortak bir kökenin, ortak bir kültürün, ortak bir tarihin…… sözkonusu olması kadar doğal bir şey de yoktur aslında.
Artık adına “Erdiş Türkçe’si” diyebileceğimiz bu dilin, Anadolu’nun değişik yörelerinde konuşulan “ağızlar”la veya taa Kırgızistan’da konuşulan dille ortak taraflarını görmek (ya da bu dillerin özde aynı olduklarını görebilmek) belki Ercişliye kendini tanıma ve “bilme” gayreti verecektir.
Ekim 11, 2007 at 4:09 am
Merhaba site yoneticisi diye baslamak istyorum daha iki tane yazinizi okudum cok hosuma gitti hep kendi kulturumuzden bahsetmissiniz bende suan azerbaycanda okuyorum ve hep derlerdi iste kokenimiz azerbaycandan gelmedir felan diye tabi biz gencler pek kulak asipta dinlemezdik buyuklermizi ama suan goruyorumki azerbaycan dilini cok iyi konusamassamda anlyorum butun kelimeleri hemen hemen bizim kullandigimiz kelimelerin aynisi tekrar soyluyorum yazi cok guzeldi tsk ler basarilarinizin devamini dilerim.
Ekim 24, 2007 at 1:16 pm
evet bu konuya ben de deginmek istiyorum bir kirgiz olarak. Turkce ve kirgizca da buna benzer daha bir cok kelime var. size bir kac ornek.
yilan = cilan
dis = tis
su = su
sac = cac
(not:turkce klavyem olmadigi icin turkce karakterleri yazamadim)
Eylül 5, 2008 at 3:45 pm
Bizim fetir bir tanedir
Kasım 13, 2008 at 11:39 pm
Sayın Yorumcu Kardeşim!
Biraz araştıma yaparsanız bu ekmek türü ki
sacda pişirilen; yufkadan kalın pide ekmeğinden biraz ince olarak yapılan ekmektir.Hem güney doğu Anadolu Türkmenlerin(Gazianep yöresi) hemde Kuzey Anadolu(Şebinkarahiar,Alucra,Şiran)Türkmenlerin bildiği bir ekmek çeşididir.
Sevgi ve saygılarımla esen kalınız.
Ocak 29, 2009 at 5:57 pm
de get. komşu iller bile bilmezmiş. fetir bitlis’te de fetir dir.. bilgilerinize